mucahit's profilemucahit adlı kullanıcını...PhotosBlogListsMore Tools Help

Custom HTML

No content has been added yet.

Windows Media Player

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

asalet asaletinyeter  

 
   
Kimseler Görmesin diye Gözlerimde SEL SEL taşan YANLIZLIĞI, kİMSELER DUYMASIN DİYE SESİMİ ışık SIZMAYAN bir odanın KARANLIĞINA koydum. UNUTSUN BENİ DAĞLAR, unutsun beni yolar ,unutsun beyaz güller..Kayboldum DERTLERİMLE denizlerin

ASALET BEYAZ GÜLÜM

 

3 çeşit dost vardır;Birincisi ekmek gibidir her zaman istersin.İkincisi ilaç gibidir lazım olunca ararsın.3üncüsü mikrop gibidir

o gelir seni bulur.Allah herkesi mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın...! (amin)
Başlığı ve mesaj alanını düzenlemeden önce özelleştirme değişikliklerinizi kaydetmek için Kaydet'i tıklatın.

ASALET BEYAZ GÜLÜM

2 June
şuana kadar en az bin tane alan gördüm seninkisi gibini görmedim süpersin
12 Oct.
29 June
arkadaşım alanıma ziyarete gelirsen sevinirim beğeneceğini düşünüyorum sevgiyle kal.
25 June
ASKER .wrote:
trkdenizkuvvetleriyh3
7 June

Custom HTML

No content has been added yet.

Video

No content has been added yet.

Video

http://www.youtube.com/watch?v=G-zSDe9AoBs
Photo 1 of 7
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.

mucahit adlı kullanıcının alanı

August 09

Konuşulan konu ey goncagül

 

Alıntı

ey goncagül
eygoncagülüm
11 Temmuz 16:03
 
    
   

ey gül goncagülüm

                                  
Allahdsmoncoeur.gif picture by dfawzi12 Allahdsmoncoeur.gif picture by dfawzi12   

       

 

GONULBAHCESi
                                         

ne feryat  dersin divane  bülbül nebu            feryadın Gülşene kalsın..                                      .

                                  

Gülün bülbüle sözüdür!
Beni söyletme ki içinde neler neler var... 
 
"Sen var git, feleğin gözünü kapa.
Ta ki inciler gibi gözyaşları döken gözümü görünce,
hayrete 
düşüp de dönmesini terk edivermesin! " 

 
Ne beyan-ı hale cüret, ne figana takatım var 
Ne reca-yı vasla gayret, ne firaka kudretim var  
 
" Ne halimi arz etmeye cüret edebiliyorum, ne de feryad etmeye 
takatım var. Ne vuslat umudu için gayrete gelebiliyorum, ne de ayrılığa güç yetirebiliyorum." 
 
 
Sana ben canımın canı efendim 
Kırıldım küstüm incindim gücendim...
***

 

Bülbülün güle sözüdür

Gül gül dedi bü                 
sevdim mi yürekten kalpten  severim
ugruna canımı verecek kadar
aşkından deli divane olacak kadar
herkesi önüme siper edecek kadar

ayrılıga yer yoktur sevdim mi
başkasına yan gözle bakmak mı asla
bir tek onu düşünür ona odaklanırım
bütün yüreğimle baglı kalırım

hayatımdaki herşey sevgi üzerine kurulur
aşk kanıma girdigi zaman
dünya bambaşka olur
kalbimde sevdigim oldugu zaman

dünya bi başka gelir gözüme
aşık oldugum zaman
yaşam'ım mutluluktan uçurur beni
sevdigimle oldugum zaman

herşey o kadar güzel olur ki
sevda ateşi yüregine işledigi zaman
kor gibi yanarsın sevdigin zaman
hiç birşeyi umursamazsın gözlerin ışıldadıgı zaman

kör olursun gözün görmez hiçbir şeyi
aşk kapını çaldıgı zaman
zaman mekan dinlemez yakalar seni
sevda yangınları başladıgı zaman ben sevgiyi ölümüne yaşarım ?...
  
lbül güle, gül gülmedi gitti, 
Bülbül güle gül bülbüle yar olmadı gitti

 
SENİN OLANIDA AL GİDERKEN...aşkın tadı, tuzu
 
 

schumi20lijn23[1]schumi20lijn23[1]
 Photobucket
 schumi20lijn23[1]schumi20lijn23[1]

  schumi20lijn23[1]schumi20lijn23[1]

      4su0pl1[1]   

      

    Mavi Mavi Sevdim Seni

     

    Bir tek şeyi unutma
    seni sevdim ben
    kalbim şimdi bir sokak çocuğu
    kelebekleri göç etti gönlümün
    ıssızlaştı hayat sanki
    sanki sabahı eksik şiirlerimin
    sanki gecesi hep kanayan bir yara
    ve sanki artık hep kanayacak
    ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
    çare yok ağlayacak

    Bir tek şeyi unutma
    seni sevdim ben
    kapıları kendime ben açamadım
    ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
    ter içinde takvimler
    istasyon öksüzlüğünde gözyaşım
    düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım
    sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım
    savunamadım seni kimselere
    anlatamadım seni kimselere
    kimsesiz kaldım
    en çok da sensiz

    Bir tek şeyi unutma
    seni sevdim ben
    sana uyumak
    sana uyanmaktı hayat
    sıratını geçtim yaşarken,korkmadan
    korkumu geçtim cesarete ihanetle
    berduş bir,yalan masumiyeti öptüm bile bile
    tek sen gitme diye
    sonbahar oldum,yaprak yaprak
    ağaç oldum köklerimi unutarak
    tesellisiz bir geceye fırlatıldım
    kalbimi dar bi kafese kapatarak
    içimde bir kanarya
    hiç susmadan ağlayacak

    Bir tek şeyi unutma
    seni sevdim ben
    yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
    seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
    beyazında aklandım bulutunun
    mavi mavi sevdim seni
    içim kan ağlayarak

    Bir tek şeyi unutma
    seni sevdim ben
    anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
    anlattıkça üşüyor,anlattıkça ısınıyor yüreğim
    bu gün sardunyalarım da açmadı
    belkide küskün renklere
    ellerimde ibadet gibi yaşadıklarım
    ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
    sensiz soluyorum anlayacağın
    mavi mavi ölüyorum
    duyuyor musun
    orda mısın
    var mısın
    yok musun?
    Bir tek şeyi unutma
    seni sevdim ben
    yanarak
    yıkılarak
    aklıma her geldiğinde AĞLAYARAK

     

             

    çiğdem        

                                           ey goncagülüm

 schumi20lijn23[1]schumi20lijn23[1]

schumi20lijn23[1]schumi20lijn23[1]

schumi20lijn23[1]schumi20lijn23[1] 
 
     

                             

gönül telimden nağmeler

                             
 
14 Mayıs 23:36
                                                                           
 
 
y1pBkvSR7YmxzVNx1GhG2q8J41k-ns6O8JKU_VWroI5Q5mP_OdWlfW4sXGOBsexo1r4uppf1BT4HjI[1].jpgŞah.jpg

"Ey Rabbimiz, bizi dogru yola ilettikten sonra kalplerimizi (Haktan)
saptirma. Bize kendi cânibinden bir rahmet ver. Süphesiz bağısı en çok
olan Sensin Sen."
                                           
 

 

 

vakit, namaz vaktidir..
....
Döndüm kıbleye
Kıblem Kâbeye
Kâbem Cemalullah'a...
....
Döndüm 'ene' me
'Ene'm hüve'me
Hüve'm ene'me ...

....
Döndüm ben'e
ben O'na,
O ben'e...

 

peki o zaman 'ben' nerde ?


/Lâ mevcude illâ Hu/

 

~ ~ ~

 

Vakt-i Şerif, Cuma, Ahir ve akibet Hayrola Efendim.…PEYGAAMBER EFENDİMİZDEN ALTI NASİHAT

 

 

1.Herkez nafile ile meşkul olurken,sen farzları ifa et.

2.Herkez dünya ile meşkulken,sen ALLAH c.c hz.hatırla.

3.Herkez birbirinin ayıplarını araştırırken ,sen kendi ayıplarını ara ve onları onarmakla meşkul ol.

4.Herkez dünyayı imar ederken,sen dinini imar et.

5.Herkez halka yaklaşmak için vasıta ararken,sen hakka yaklaşmaya çalış.

6.Herkez çok amel işlerken,sen amelinin çok olmasına değil,ihlaslı olmasına dikkat et...

ALLAH c.c sizleri ölümü sıksık hatırlayan,sadece ALLAH için seven hep onun yolunda cihad eden ve yaratılanlara onun rızası için hizmet eden seven ve iyi davranan mücahit ve mücahide kullarından eylesin...

Ölüm güzel şey budur perde ardından haber,
Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü,
PEYGAMBER....?

 Kim ALLAH;a sahip o neden mahrum;
Kim Allahtan mahrum o neye sahip?
 
walk.gifwalk.gif
Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme
 ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme.
Zira Allah, kendini beğenmiş
övünüp duran kimseleri asla
 sevmez.
LOKMAN 18
walk.gifwalk.gifwalk.gif
walk.gif kendine ettiğini ademwalk.gif
  bir araya gelse edemez alem...hayırlı cumalar... 10797885.jpg

8521502[1].jpg8723233[1].jpg8533096[1].jpgImage  Ask Duası  

Rabbim Bir insan koy kalbime
Ama o insan senin de
sevdigin olsun
Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce
Onunla bulusmus olan sen olasin

 Onunla el ele tutustugumuzda
Ikimizin uzerinde Senin elin olsun
 

Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayim

myspacemyspacemyspace

Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete acilan iki pencere olsun

Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki
Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim

 Öyle bir sevgili verki bana
Ona sarildigimda kainat bize baksin
Birbirine sarilsin

myspacemyspacemyspace Bize bakip seytan Adem'e secde etsin
Günah sevap ugruna kendini feda etsin
Olüler birer birer uyansin sevgimizle

Bize öySevgimiz kurtla kuzulari baristirsinle bir sevgili ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin

00510zujj1amor-grandeseni öyle zevmişimki kusursuz eşşiz ve ben zersiz[1].jpgelime tıken değil hançerderde saplansa seni birakmam?[1].jpgönce ölenekadar sonrada ahir alemde de bırlıkdeydık ve ayrılmıyacaktı ellerımızz? [1].jpggülerinefendisikehkesani_rasul1kutludogum4om                              TIKLAGrup Yürüyüş - Başörtüsü Şarkısı


 
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.

Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"Kızım, iş..." dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
"Kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...

 

            

 

Elif olmak zordur
Çünkü elif olmak
Yuvarlak bir dünyada dik durmanın
Dik ve önde
Belki acıyla
Ama vazgeçmeden durmanın
Dünya ne kadar dönerse dönsün
Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak
Kaç silah varsa elife çevrilir
Elif hep olduğu yerdedir
Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir
Zordur elif olmak
Elif olmak hep vurulmaktır
Elif olmak yalnızca elif olmaktır
Ne B, ne T, ne S
Elif,Yalnızca elif..

Elif demeden hiçbir şey denilemez
Ben elif dedim
Artık her şeyi söyleyebilirim …

Mevlana İdris

~~~

Elifle başlar Kur’an okuduğunda.
Elif olmak doğruluktur yaşadığın her olayda.
Elif olmak dik duruştur olan her yanlışlığa.
Elif olmak adam olmak demektir hakkıyla.
Elif olmak gerilip koşmak olmalı Hayr’a..
Elif olan değer katar yanındaki sıfıra.
Elif olmak ister her dokuz doğrula bilse.
Elif gibi ol dokuz doğuruyor olsanda.
Elif gibi dosdoğru her an olamasamda…
Elif gibi doğrula biliyorum nasıl olsa…

May 18

Konuşulan konu herşey ALLAH cc için..

 

Alıntı

herşey ALLAH cc için..
TÜRKİYE  DİNİNE SAHİP ÇIK !

 "BAŞÖRTÜSÜ  ALLAH'IN  EMRİ "

ÇATLASALAR DA   "ALLAH'IN   DEDİĞİ  OLACAK  " ...

ONLAR ,  ALLAH'A  SAVAŞ  İLAN  ETTİLER !

bbannerhuzun2oc2huzuntq5huzun2oc2vkt124bs8xb124bs8xbhereyeramenyoladevam4wn124bs8xby1p_BKGRrUq-Idy045Ng9j5gCdunKxMuTcKZciwEUrj9cVnKeUthizljTe6H3kJHXxGACeT9ZAAT8cy1p_BKGRrUq-Ic7jVelfdWNLykNMuRqTlyCSWKok7zBq9-lKfDsMqUUz_B32GdGKzywiTHT5SgFyGgy1p_BKGRrUq-IcdChn-pSDqg3r-KQFwrkPfmkfXfHoyVWNFmlMcqAmXnAp_qUwBU4OiptxKVNatGVEy1p_BKGRrUq-Ic1_h8NHOKqPc2krAbE_PR-M18J8OTnNB6ZySadPpO1k89cklPOjc0ifkOrx3qEK-Qy1p_BKGRrUq-Icnv5Lv4QagtDuAU1xZ-vPdzcQYOa39Iv8g-PFRw_C_DB91FTuL_Y8LoNcnX2yfqw0

 

3ee73340ec0b551ead193685ce05ac5c3ee73340ec0b551ead193685ce05ac5c

filephpid38325000cad321yy0 c26f9ce0b17f883505bed65aa7e4acdffilephpid38325000cad321yy0

 

371752h03ej4djstdm3  371752h03ej4djstdm3

KAFİRLER İSTEMESEDE ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAK.

 

“Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Halbuki kâfirler istemeseler de, Allah nurunu tamamlayacaktır.” buyuruluyor. (Sâf: 8)

371752h03ej4djstdm3371752h03ej4djstdm3 

imzam9fk

May 10

Konuşulan konu ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ...

 

Alıntı

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ...
 

 

 

 


Image Hosted by ImageShack.us

  

Bayrakları Bayrak Yapan

Üstündeki Kandır Toprak;

Eğer Uğrunda Ölen Varsa

VATANDIR

               

 

Image Hosted by ImageShack.us


ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ DESTANI

Şu Boğaz Harbi nedir ? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle "bu, bir Avrupalı"
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harab.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
Atılan her lâğımın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadîlere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerir azmini tevkîf edemez sun-u beşer;
Bu gögüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun-u bedîim, onu çiğnetme!" dedi.
ÂSIM'ın nesli.. diyordum ya... Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek,
Şühedâ gövdesi, baksan a, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
BİR HİLÂL uğruna, yâ Rab, ne GÜNEŞLER batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor TEVHÎDİ...
BEDR'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek KÂBE'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...
Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
Şarkın en sevgili sultânı SELÂHADDÎN'i,
KILIÇ ARSLAN gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;
Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER.
M. Akif Ersoy

Image Hosted by ImageShack.us

 

O büyük gün etnik ayrım gözetmeksizin birlik ve beraberlik içinde bir bütün halinde tek bayrak,

 tek vatan ve islamiyet uğruna bu topraklar için bu toprağa düşün şanlı askerlerimizi

saygıyla anıyoruz.

Image Hosted by ImageShack.us

KARDELEN

May 03

Konuşulan konu ....................

 

Alıntı

....................

iSTiKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

 

İstiklâl Savaşı
Anadolu'daki millî uyanış, Samsun, Sivas, Erzurum ve Trabzon bölgeleriyle, buralara komşu yerlerde mutlak bir otorite ile teçhiz edildi. Galip devletlerin bu bölgelerdeki şikâyetlerine yol açan asayişsizliklere bir son verilmesi, ordu teşkilatının dağıtılması ve silahların toplanması gibi hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevlendirilerek "ordu müfettişliği"ne tayin edilen Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkışıyla (19 Mayıs 1919), millî uyanış, düzenli bir direnişe dönüşme şansına kavuştu. Mustafa Kemal'in icraatı, bir müddet sonra, İtilaf devletlerinin tedirginliğine yol açarak, kendisinin geri çağırılması için, Bâbıâli'yi harekete geçirdi. İstanbul'dan yapılan baskılar neticesinde askerlikten istifa eden Mustafa Kemal Paşa, "sîne-i millete" döndüğünü bildirerek, Anadolu'daki millî direnişi düzenlemeye devam etti. Erzurum (23 Temmuz 1919) ve Sivas (4 Eylül 1919) kongreleri tertiplendi. Özellikle millî sınırlar içinde vatanın bütünlüğü ve bölünmezliği, yabancı işgal ve tecavüzlere karşı milletin direnme hakkı bulunduğu, merkezî hükümetin aczi halinde, Anadolu'da geçici bir hükümetin kurulması gibi önemli kararlar alınarak ilan edildi. Millî direniş cemiyetleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında bir arada toplandı. Mustafa Kemal, bu kongre ve cemiyetlerin başkanlığına seçilerek, liderlik rolünü kabul ettirdi. Anadolu'da gelişen millî hareket, galip devletlerin kontrolündeki İstanbul hükümetinin sevkiyle sahneye çıkartılan Anzavur Paşa kumandasındaki Kuvâ-yi İnzbâtiyye adlı kuvvetlerle ezilmek istendi. Başarısızlık, Damad Ferid hükümetinin istifası ile sonuçlandı ve Ali Rıza Paşa hükümeti kuruldu (2 Ekim 1919). Millî direniş hareketiyle irtibat ve görüşmeyi gerekli gören yeni hükümet, Amasya'da Mustafa Kemal ile görüşmelere girişir. Bu görüşmede özellikle, yeni seçimlerle ilgili bazı kararlar alınır (Amasya Mülâkatı, 22 Ekim 1919). Ancak yeni meclisin İstanbul'da toplanmasının, güvenlik sebebiyle mahzurlu olduğunun tesbiti, ileri görüşlülük arz eden bir önem taşımaktadır. Bu arada Sivas'ta yapılan bir toplantıda, millî hareketin sevk ve idaresini yürüten Heyet-i Temsiliyye'nin, bundan böyle Ankara'da faaliyet göstermesine karar verildi (29 Kasım 1919). Millî gaye ve hedefleri ve millî sınırları belirleyen bir belge (Mîsak-ı Millî) hazırlanarak ilan edildi. Her şeye rağmen yine İstanbul'da toplanan meclis (12 Ocak 1920), bu millî yemini resmen kabul ve bütün dünyaya ilan ederek tarihî bir görevi yerine getirmiş oldu (17 Şubat 1920). Bunun üzerine, Batıda Yunan kuvvetleri taarruza geçerek işgal bölgelerini genişletmeye, Doğuda Ermeniler, kanlı tecavüzlerini arttırmaya başladılar. İstanbul'daki işgal kuvvetleriyse, resmî dairelere zorla girerek, şehre bir daha el koydular (16 Mart 1920). Meclis dağıldı, kaçan milletvekilleri Ankara'ya gittiler. Damad Ferid'in tekrar sadarete getirilmesiyle, bu tecavüzler tekemmül etti (5 Nisan 1920). Yeni hükümet, çaresizliğini, Mustafa Kemal Paşa'yı askerlikten tard ve idam cezasına mahkûm etmekle gösterdi (11 Mayıs 1920).

Barış antlaşması için yapılan görüşmeler ise, Paris'te devam etmekteydi. Müttefiklerin hazırladıkları barış, Osmanlı İmparatorluğu'nu tamamen parçalamakta, geriye kalan Türklere, küçük bir toprak parçasını bile çok görmekteydi. Batı Anadolu'da Yunan işgali, Bizans hayallerini gerçekleştirerek boyutlar alarak bir ilhaka dönüşürken, bütün Trakya, Yunanistan'a bırakılıyordu. Doğuda bir Ermenistan kurulması öngörülüyor, güney ve güneybatıda Fransız ve İtalyan nüfuz bölgeleri oluşturuluyordu. Boğazlar bölgesi, özel ve müstakil bir idareye bırakılmaktaydı. Doğudaki Kürtlerin, antlaşmanın imzalanmasından bir yıl sonra, ayrı bir devlet kurmak istemeleri halinde, buna, İngiliz mandaterliğinde olmak kaydıyla izin verilmesi karar altına alınıyordu. Bu gibi şartlarıyla gerçek bir ölüm fermanı olan bu barış antlaşması, 22 Temmuz 1922'de toplanan Saltanat Şûrâsı'nda görüşüldü. Müttefiklerin, İstanbul'u Yunan işgaline terk edecekleri tehditleri ve genel ümitsizlik hali içinde, barış antlaşmasının Osmanlı delegeleri tarafından imzalanmasına (10 Ağustos 1920, Paris/Sevr Antlaşması) razı olundu. Ancak padişah tarafından tasdik olunmadı. Antlaşmayı, sadece Yunanistan parlamentosu tasdik etti. Barış antlaşmasına rağmen Yunanlılar, Batı Anadolu'daki ileri harekât ve işgallerine kanlı bir şekilde devam ettiler. 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisi, 19 Ağustos'taki tarihî toplantısında, Sevr Antlaşmasını kabul eden Saltanat Şûrâsı âzalarını ve antlaşmaya imza koyan delegeleri "vatan haini" olarak ilan etti ve antlaşmayı tanımadığını bütün dünyaya bildirdi. Doğuda Ermenilerin tecavüzleri, Kâzım Karabekir Paşa kumandasındaki kuvvetlerle önlenmeye; batıdaki Yunan ilerlemeleri, dağınık millî güçlerin birleştirilmesi ve nizamî bir ordu kurulması faaliyetleriyle kuvvet bulacak olan Batı Cephesi Kumandanlığı'nın teşkili ile (Ali Fuad Cebesoy, İsmet İnönü) durdurulmaya çalışıldı. Ermenilerle sürdürülen savaş, nihayet zaferle sonuçlandırıldı. Yapılan Gümrü Antlaşması'yla (2/3 Aralık 1920), "Doksanüç Harbi" kayıpları geri alınarak, Ermeni hayallerine bir son verildi. Sovyetlerle yapılan dostluk antlaşmasıyla (16 Mart 1921) Ankara hükümeti, durumunu kuvvetlendirdi. Müttefiklerin, barış şartlarını hafifletme teşebbüsleri belirmeye başladı. Bu doğrultuda toplanan Londra Konferansı (Şubat 1921), Anadolu için söz söyleme hakkının Ankara hükümetinde olduğunun kabullenilmesi yolunda önemli bir adım sayılır. O sırada Yunan kuvvetlerine karşı kazanılan II. İnönü zaferi, milletin "makûs talihi"nin de değişmekte olduğunun da işareti olarak kabul edilir (31 Mart 1921. Anadolu'nun kurtuluşuna gidecek olan yolun, Yunan kuvvetlerinin denize dökülmesiyle açılacağı, artık anlaşılmaktaydı. Mustafa Kemal Paşa idaresindeki Sakarya Meydan Savaşı (3 Eylül 1921), Ankara'ya kadar yaklaşan Yunan kuvvetlerine ağır bir darbe vurdu. Zafer, Fransa ile müstakil bir barış yapılmasını sağladı (20 Eylül 1921). Sevr, yırtılmaya başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa'nın "başkumandanlık" yetkileriyle donatılmış olarak, son hesaplaşmaya hazırladığı millî kuvvetler, nihayet, "Büyük Taarruz"u başlattılar (27 Ağustos 1922). 30 Ağustos'ta Yunan kuvvetleri, ağır bir mağlûbiyete uğratılarak dağıtıldı ve Yunan başkumandanı esir alındı. Türk kuvvetleri, büyük bir zafer kazanarak, Batı Anadolu'yu, Yunan işgal kuvvetlerinden temizleyip, İzmir'e girdiler (9 Eylül 1922). Büyük zafer, İstanbul'da helecanla takip edildi ve pek çokları için beklenmedik bir gelişme olarak şaşkınlıkla karşılandı. Yunan kuvvetlerinin imhası, Yunanistan'ın arkasındaki esas güç olan İngiltere'yi harekete geçirmiş ve ateşkes için başvurular artmaya başlamıştı. Mudanya Mütarekesi, fazla bir zorlukla karşılaşılmadan, Anadolu ve Trakya'nın boşaltılması neticesini temin etti (11 Ekim 1922). Düşman askerleri, geldikleri gibi çekilip gitmeye başladılar.

Son Osmanlı sadrazamı Tevfik Paşa'nın, Ankara hükümetiyle barışma teşebbüsleri, kabul görmedi. Müttefiklerin, Lozan'da yapılacak barış görüşmelerine İstanbul hükümetini de davet etmiş olmaları ve bunu kabul eden Tevfik Paşa'nın bu istikametteki faaliyetleri, Ankara'da infialle karşılandı ve bazı acil ve tarihî kararların alınmasını kaçınılmaz kıldı. Bu konudaki tartışmalar, saltanat müessesesinin varlığı üzerinde yoğunluk kazanarak, nihayet 1 Kasım 1922'de saltanat ilga edildi. Tevfik Paşa, istifa etti (4 Kasım 1922). Sultan Vahideddin, yeni bir sadrazam tayin etmemekle, Ankara hükümetinin kararına boyun eğmiş oldu ve İstanbul'dan ayrılmak zorunda kaldı. Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi, kendisini derhal hal ve ıskat edip, Abdülmecid Efendi'yi halife seçti (16 Kasım 1922). Lozan Barış Antlaşması (25 Temmuz 1923) ile İstiklâl Savaşı başarı ve zaferle sona erdirilmiştir. Cumhuriyet'in ilanı (29 Ekim 1923) ve Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın reisicumhur seçilmesiyle yeni devlet, merkezi Ankara olan (13 Kasım 1923) bir Cumhuriyet haline geldiği gibi, girişilecek köklü reformlar cümlesinden olarak, hilâfet müessesesinin ilgası lüzumlu görüldüğünden, bu tarihî müesseseye son verilerek (3 Mayıs 1924), son halife Abdülmecid Efendi ve bütün Osmanlı hânedanı mensupları da yurdu terke mecbur edildiler.

 

 

İSTİKLAL SAVAŞI
 

Mondros Mütarekesinden sonra, anlaşmayı imzalamış olan ülkeler anlaşmanın
öngördüğü koşullara uymamışlardır. Çeşitli bahaneler öne süren İtilaf Devletlerinin ( Fransa,
İngiltere ve İtalya ) Donanmaları İstanbul'a gelmiş, Adana vilayeti Fransızlar tarafından,
Urfa ile Maraş vilayetleri ise, İngilizler tarafından işgal edilmiştir. Antalya ve Konya'da
İtalyan askerleri, Merzifon ve Samsunda ise İngiliz askerleri,  hemen her yerde yabancı subaylar, yetkililer ve ajanlar vardır. Yine İtilaf Devletlerinin onayıyla Yunan Ordusu'nun 15 Mayıs 1919'da
İzmir'e çıkması üzerine, Mustafa Kemal Anadolu'ya gitmeye karar vermiş ve 16 Mayıs 1919'da, "Bandırma" isimli küçük bir tekne ile İstanbul'dan ayrılmıştır. Mustafa Kemal, Anadolu'ya yapacağı bu yolculuğu esnasında düşmanlarının bu gemiyi batırmayı planladıkları konusunda uyarılmıştır. Ama o bundan korkmamış ve 19 Mayıs 1919 Pazartesi tarihinde Samsuna ulaşarak Anadolu toprağına ayak basmıştır.

İşte bu tarih, Türk İstiklal Savaşının başlangıcıdır. Mustafa Kemal bu tarihi daha sonra kendi doğum tarihi olarak da seçmiştir.

Böylece, Anadolu'da bir ulusal direniş dalgası oluşmuş, Doğu’da Erzurum'da da bir hareketlilik başlamıştır. Mustafa Kemal hızlı bir biçimde hareket ederek tüm organizasyonun başına
geçmiştir. 1919 yılının yazında yapılan Erzurum ve Sivas kongrelerinde ulusal bir sözleşme ile ulusal hedefler ilan edilmiştir.

İstanbul'un, İşgal kuvvetlerince işgal edilmesi üzerine, Mustafa Kemal, 23
Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisini açarak merkezi Ankara olan yeni ve
geçici bir hükümet kurmuştur. Mustafa Kemal aynı gün Meclis Başkanlığına getirilmiştir.
Bu sırada Yunan Ordusu da, Çerkez Ethem'in ayaklanmasından yararlanarak ve onunla işbirliği
içerisinde Bursa ve Eskişehir yönünde harekete geçmiştir. Ancak 10 Ocak 1921
tarihinde, düşman kuvvetleri Batı Cephesi Kumandanı Albay İsmet İnönü ve orduları tarafından
çok ağır bir yenilgiye uğratılmıştır. 10 Temmuz 1921 tarihinde ise, Yunan Ordusu beş tümen ile Sakarya'ya bir cephe saldırısı başlatmıştır. 23 Ağustos tarihinden 13 Eylül tarihine kadar aralıksız olarak
süren büyük Sakarya Savaşı sonrasında, Yunan Ordusu yenilmiş ve çekilmeye zorlanmıştır.
Bu savaş sonrasında, Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Gazi ve Mareşal unvanlarını vermiştir. Düşmanlarını ülkesinden kovmaya kararlı olan Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1922 sabahında, ordularına saldırıyı başlatma emrini vermiştir. 30 Ağustos 1922 tarihinde, tüm düşman kuvvetleri Dumlupınar'da ya öldürülmüş ya da esir edilmiş, düşman ordularının Kumandanı General Trikupis esir alınmıştır.

9 Eylül 1922 tarihinde Atatürk’ün “ORDULAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR, İLERİ!...” emriyle, kendilerini kovalayan ordularımızdan kaçmakta olan düşman kuvvetleri İzmir yakınlarında denize dökülmüşlerdir.

Olağanüstü askeri bir yeteneğe sahip olan Mustafa Kemal komutasındaki Türk kuvvetleri yurdu
işgal etmiş olan Müttefik kuvvetlere karşı bir İstiklal mücadelesi vermişler ve sonunda bütün cephelerde zaferler kazanmışlardır. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşmasının imzalanmasıyla, hem bu zafer hem de bu zaferin ürünü olan yeni Türk devleti tüm dünyaca tanınmıştır. Mustafa Kemal, yeni, sağlam ve dinç bir devlet kurmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde, yeni Türk Devletinin idare şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan etmiştir.
Ve Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

 

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE


Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy

 

 

 

 

........................................................................................

......BUNU BİLİYORMUYDUNUZ _?...

 
1900'lü yılların başında Avrupanın güçlü devletlerinden olan fransa o

dönemin diğer devletlerine haber göndererek yeni bir savaş makinası

bulduklarını ve bu makina ile gösteri yapılacağını diğer devletlerin bu

davete yetkili 2 askeri üye ile katılabileceklerini bildirirler.Gösteri günü

ortalık mahşer yeri gibi kalabalıktır.Osmanlıdan gösteriyi izlemeye gelen

sadrazam( ismi hatırlanmıyor) yanında genç bir

subay vardır.Gösteri başlar herkesin şaşkın bakışları altında havaya yükselen

bir makina havada sortiler yapmakta belirlenmiş hedeflere ateş

etmektedir evet bu ilk savaş uçağıdır.Derken uçak yere iner,pilot kendisi

ile havalanacak bir gönüllü ister,tabi herkes korku içinde kimse cesaret

edemez ve Osm.paşasının yanındaki genç subay bir Türk cesurluğuyla
hemen öne çıkar -Ben gönüllüyüm der.Pilot genç Türk subayını giydirir ve

uçağa götürür,tam bineceklerken Osm.paşası genç subayı kolundan tutar ve

--Sen in ,der.Subay nedenini sorunca-- İçimde kötü bir his var der.Bunun

üzerine uçağa başkası biner uçak havalanır ve yere çakılır.

Evet o gün o Osm.paşası o genç subayın kolundan çekipte uçaktan

indirmeseydi bugün ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU
  MUSTAFA  KEMAL ATATÜRK OLMAYACAKTI.Genç subay O idi.

 

MEHMETCIK%20ATAMLA 

bayrak2sagdanVASIYET bayrak2sagdan

OLURDA YA BIR CATISMADA ÖLÜRSEM,

ARKAMDAN YAS TUTMAYIN.

BIRAKIN TOPRAGIMDA RAHAT UYUYAYIM

BEDENIMDE ELBISELERIMI CIKARTMAYIN,

ONLAR BENIM GURURUMDUR.

ÖLÜNCE KEFENIM KEFENIM OLACAK

BASIMDAN BEREMI CIKARTMAYIN,

O BENIM SANIM SEREFIM OLACAK.

AYAGIMDAN BOTLARIMI CIKARTMAYIN,

ONLAR NICE YOLLAR ASACAK.

SEHIT OLURSAM;SIRAT KÖPRÜSÜNDEN GECECEK

ELIMDEN TÜFEGIMI ALMAYIN,

O BENIM NAMUSUMDUR.

ÖLÜNCE MEZARIMASEMBOL OLUCAK.

YARAMIN KANINI SILMEYIN AHIRETTE HESABI SORULACAK

GÖGSÜMDEN;KÖR KURSUNU CIKARTMAYIN

O BENIM MADALYAM OLACAK.

mehmetcik

MehmetASKER  SIIRIMehmet

YINE PUSULU BIR AKSAMIN DERINLIGINDE
YÜRÜYORUM ELIMDE SILAHIM BILINSIZCE
KÖTÜ KADERIM BU ISE
ELDEN NE GELIR VATAN BORCU!
NAGMERT BIR KURSUN SAPLANDI BAGRIMA!
BAGRIMI YAKIYOR YARIM NAGMERT KURSUN!
BAK KANLAR SÜZÜLÜYO BAGRIMDAN!
DÜSDÜGÜ YERI YAKIYOR YARIMM!
BIR YIGIT DÜSÜYOR KARANLIKTAN
TABUTUMA SARILIPTA AGLAMA YARIM
BASINI DIK TUT VE GURURLU OL SEN SEHITIN YARISIN!
BAGRIMDAN KURSUNU ALMA
MADALYAM OLACAK O "(ALLAH)" KARSISINDA
SILAHIMDAN MEZAR TASI YAPIN
ÜSTÜNEDE "VATAN BÖLÜNMEZ SEHITLER ÖLMEZ"! YAZIN

21b8di

MehmetASKERIN MEKTUBUMehmet

SÖZLERIM DERTLIDIR KUSURA BAKMAYIN

SAKIN MEKTUBUMU YIRTIP ATMAYIN

FAZLA DÜSÜNÜP MERAK ETMEYIN BU

ASKERIN MEKTUBU YIRTIP ATMAYIN

ELLERIM VARMIYOR MEKTUP YAZMAYA

ZEVKMI ALIYORSUN BENI AGLATMAYA

ZATEN ALISMISIM MEKTUPSUZ KALMAYA

BIR MEKTUBU COK GÖRDÜNÜZ BANA

BAKMAYIN YARALI KALBIME GÖZ YASIMA

BÜLBÜLLER KONAR MEZAR TASIMA

BIRGÜN SEHIT OLURSAM UNUTMAYIN

DAVACIDIR BU VATAN ICIN YASIN MEZAR TASIMA

ASKER

turksevdasi

Sehitler ölmez


Elbet bitecek bu cile
Su serpilecek yanan yüreklere
Hesap verecek Teröristler bize
Son verilecek bütün kötülüklere

Sehidimin kani yerde kalmaz
Kahramansiz Vatan olmaz
Bu yanan yürek yerinde durmaz
Sorulacak sehitlerimizin kani

Sehidimin kahraman kani
Koruru daima bu güzel vatani
Gözleri yasli birakan sehit anasini
Soracagiz biz bunlarin hesabini

Sehitler asla ölmez
Kanyayan yürekler dinmez
Bu Dava hic bir zaman bitmez
Sorulmadikca sehitlerimizin kani


                           
Mustafa Kocak

NIKFER%20SEHITLER%20ANITI2

 

sehitvasiyeti 

 

mehmedcik

32gr

Konuşulan konu Bediüzzaman SAİD NURSİ

 

Alıntı

Bediüzzaman SAİD NURSİ

Dünya Madem Fanidir..
Hem Madem Ömür Kısadır..
Hem Madem Gayet LüzumLu vazifeLer çoktur..
Hem Madem Dünya Sahipsiz DeiL...
Hem Madem Ebedi Hayat Burada kazanılacaktır..
Hem Madem Şu Dünya Misafirhanesinin Gayet Hakim Ve Kerim Bir İdarecisi Var..
Hem Madem Zararsız YoL ZararLı YoLa Tercih EdiLir..
Hem Madem Ne iyiLik Ve Ne FenaLık Cezasız KaLmayacaktır..
Hem Madem Dünyevi DostLar Ve RütbeLer Kabir Kapısına Kadardır..
ELbette En Bahtiyar Odur ki:
Dünya İçin Ahiretini Unutmasın..
Ahiretini Dünyaya feda Etmesin..
MaLayani ŞeyLerLe Ömrünü TeLef Etmesin..
Kendini Misafir Gibi Görüp Misafirhane Sahibinin EmirLerine Göre hareket Etsin..


Bediüzzaman SAİD NURSİ

April 13

Konuşulan konu çanakkale şehitlerimize ithaf olunur...

 

Alıntı

çanakkale şehitlerimize ithaf olunur...

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us


 


Image Hosted by ImageShack.us

Memleketim Balikesir'den bir $ehitlik Hikayesi:


Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

 

Canakkale $ehitlerimiz icin hazirlanan animasyonu lütfen izleyin... Izlemek icin TIKLAYIN...

Konuşulan konu şehidi

 

Alıntı

şehidi


 

          
 
                                                *
                            
 
 
                     
                   şehit_mezarlığı                         
  Dilin yeri geldiğinde bir kalbi milyonlarca parçaya ayırabilecek kadar keskin olduğu olaylara şahit oluyoruz.özellikle de insanların en zor en hassas zamanlarında sarf edilen bazı kelimelerin öldürücü darbeler niteliğinde olabileciğini gördük..bu zor zamanlarda söylenen sözlerin insanların kulaklarından değil de direkt olarak yüreklerinden içeri girdiğine ve orada asırlarca kaldığına tanık olduk..ve "CANIM KARDEŞİM ASKERLİK HERHALDE YAN GELİP YATMA MESLEĞİ DEĞİLİDR!!"sözlerinin şehit analarının yüreğinde açtığı yaranın sızısını kendi yüreğimiz de hissettik...
                                                                
                                                              terör İslama terstir...      
 
                                                            Terörden Medet Uman İnsanlar!

BU BAKIŞLAR SİZE NE İFADE EDİYOR? 

 

 

HER DEVLETİN  BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLMAK ZORUNDA MI?

SENİN TERÖRİSTİN İYİ, BENİM TERÖRİSTİM  KÖTÜ MÜ?

"Terör Size Ulaşmadan Anlayamadığınız O Acıyı

Önceden Hissetmeniz Dileğiyle"

 

 
 
HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHİT BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT . UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN 30 KUPONA ALINMADI BU VATAN . ŞUNUDA SAKIN UNUTMA ; ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNME
                                                                                                                                                         
Söylesem Tesiri Yok, Sussam Gönül Razı Değil !
Mevzubahis Vatansa, Gerisi Teferruattır !!
                                                                 Esen kalın.....
 
                                                                              

                                             
''BU CINAYET ACIKCA CUMHURIYETE MEYDAN OKUMAKTIR BU NEDENLE CUMHURIYETI YIKMAYA CALISANLARA HEP BIRKIKDE DURDURALIM. DEVLETE YAN BAKANLARA DOGDUGUNA PISMAN EDELIM.
''BU OLAY YARGIYA INTIKAL ETMİSTİR' DEYIP BIR KENARA CEKILMEK GAFLETTIR,İHANETTİR ....''
 
            
                                                                                                                                     
   
               Alnında boncuk boncuk teri
                          Yüreği cesur dilinde annesi
                     Ölüme üzülecek değil korkusuz yüreği
                              Düşününce annesini
                              Üzüntüsü onadır belki
                Bilemezsin şehidin yüreği
                       Saplandığında kör kurşun bedenine
                               Kanlar sardı şehidi
                        Kirlenir mi o toprak şehidin kanıyla
     Bir kez daha yıkandı toprağımız namus vatan aşkıyla
            Şehit anasına ağlama demek olur mu?
                            Sütünü verirken kurduğu hayallere
                            Oğlunu er eylerken bekleyen gözlerine
         Ölüm haberini duyunca akan yaşlara dur denir mi?
                        Tek teselli belki şehitlik mertebesi
                    Ama oğlunu görmeyen ananın yüreğine yeter mi?
                              Kirli bir oyun gibi yaşananlar
           Bir telefon edince mutlu mu olacak şehit anası
                                Kurulmuş yerinden izlerken olanları
                                 Kurşunlar yağdı gencecik bedenlere
                                 Hadi dur desene kurşunlara
                    Kaç şehit verdik bu topraklara
                                 Ağlama diyin şehit analarına
                 Ağlama diyin de feryatlar yüreğinize kurşunlar yağdırsın
                                      Ağlama diyin de
          Şehit anaları bakışlarıyla sizi param parça yapsın
                              Boğazımda düyümlenen çığlıklar
                        Bedenimde sızılar var
                           Annem diyen dilini özler bakan gözlerini
                          O evden çıkınca arkasından oğluna bakmayı özler
          En sevdiği yemeği yapınca anne ellerini sağlık demesini özler
                                 Annedir o oğlunu özler
                                Şehidini özleyecek gözleri
                        Oğlunu şehit verdi ya
                                 Toprağına dalacak gözleri
                                Kokusunu özleyecek kuzusunun
                                  Şehit diyecekler yüreği yanacak
                    Oğlum diyecek oğlum, oğlum, oğlum
                                 Durup karşısında sus pus olacak dudaklar
                       Şehit anası başlayacak nasıl kıydılar
                                       Kuzum diyecek içimiz yanacak
                        O ana yine defalarca binlerce kez
                                      Günlerce gecelerce yıllarca
                                  Oğlum diyecek
                                             oğlum,oğlum,
    Oğlum,oğlum,oğlumoğlum

Konuşulan konu DİLİMİN UCUNDAKİLER

 

Alıntı

DİLİMİN UCUNDAKİLER
   “Evlilik aşkı öldürür” derler; sanki bunlar rakipmiş gibi. Ama gerçekten bir rakipse,
       hangisinin kazanmasını istemek lazım? Herhalde âşık olmayan azdır şu âlemde.
       Aşkın tadını az çok almıştır bir çok insan. En azından, üç aşağı beş yukarı neye benzer
       birşey olduğunu fark etmiştir.

       Ben de defalarca kez âşık oldum. Birbirinden değerli insanları tanıdım, sevdim.
       Çok değerli duygular paylaştım. Hayatıma anlam kazandıran şeylerdi bazen aşklarım,
       bazense anlamlarıma hayat veren

       Benim aşklarım hep evlilik düşüncesiyle birleşikti. Nereden kaynaklandığını tam bilemediğim bir kuvvet,
       beni evlilik düşüncesine karşı müthiş bir sempatiye çekiyordu. Daha 11 yaşındayken sevdiğim ilk kıza
       evlenme teklif ettiğimi söyleyeyim, varın gerisini siz anlayayın. Hatta hemcinslerimin rüyalarında bisiklet,
       atari ve bilumum oyuncakları gördükleri çocukluk yaşlarımda, ben yatağa erkenden girer
       “babalık hayalleri” kurardım. Mutlu mesut bir ailem, çocuklarım ve dünyalar güzeli, sadık, zeki ve olgun eşimi düşünür,
       bu saadet tablosunun verdiği huzurla uykuya dalardım.

       Dedim ya, aşklarım evlilik hülyalarımın bir pekiştireci gibiydi. Eşim aşkım, aşkım eşimdi.
       Hani bunu çevremde çok göremediğim için vurguluyorum; insanlar önce sevip sonra evlenmeyi
       düşünüyor gibiler. Bense önce evlenmek üzerine düşünüp sonra seviyor gibiydim.

       Ama birşeyler hep ters gitti. Her ayrılık, bir öncekinden daha yıkıcı olmaya başladı.
       Her seferinde yorulduğumu hissedip, “bundan sonraki artık son olmalı” diye düşündüm.
       Zaman geçtikçe ve her seferinde birşeylerin ters gittiğini farkettikçe, yeise kapılmaya başladım.
       O kadar sevgi, onca yıl, onca uğraş, ama yine de olmuyorsa, belki de hakikaten evlilik ve aşk birer rakipdir demeye vardım.
       Yıllarca “herşeyimi” anlatmaktan çekinmediğim dostumla, bir sebeple yollarımızı ayırıp
       artık yüzüne bile bakamayacak halde olduğumu görünce, “ne kazandım, ne kaybettim” diye sorgulamaktan kendimi alamadım.

       Ve “sonuç nedir” diyeceksiniz; herşeyini hayalindeki müstakbel eşi ve çocukları üzerine planlayan ben,
       artık “evlenmeyi” sorgular oldum. Hayatımı bir evlat yetiştirmek ve iyi bir aile babası olmak yerine,
       başka şeylere adamak geçti aklımdan. Her aşkım, bana bir değerli insanı daha kaybettirdiğine göre,
       artık insan kaybetmeye tahammülü olmayan biri olarak herhalde bu hülyadan vazgeçmeliydim.
       Kendim arzulayıp onca emek harcadığım bir meselede bu kadar başarısız olabiliyorsam,
       belki de artık bunun bir hırsa dönüşmesine izin vermemek için vazgeçmeliydim.

       İnsanlar bazen en çok ehemmiyet verdikleriyle imtihan olurlar. İmtihanların zor olanları da bunlardır muhakkak.
       Benim için de bu mevzu zor imtihanlarımdan biri oldu şimdiye dek. Onca idealist düşüncelerle,
       onca ince eleyip sık dokumaya rağmen hâlâ huzursuz eden bunca tecrübe…

       Ne diyelim; Allah hepimize hayırlısını nasip etsin…

">İleti gönder | Sabit Bağlantı | İzleme notlarını görüntüle (0) | Bloga al

Anladım

    

Konuşulan konu BENDE AZRAİLİN BİLE ALAMAYACAĞI BİR SEN VARSIN

 

Alıntı

BENDE AZRAİLİN BİLE ALAMAYACAĞI BİR SEN VARSIN

 

 

KAÇ GECE YATAĞIMDA UYKUSUZ,

BİR OYANA BİR BUYANA DÖNÜP DURDUM..

GÖR MEK İÇİN DÜŞÜMDE HAYALİMDE,
 
DUYMAK İÇİN SESİNİ.
 
KAÇ KERE  ELLERİM UZANDI TELEFONA.
 
AŞKI OYUN BİLİRDİN SEN AKLIMA GELDİ.
 
VAZGEÇTİM.
 
GEZİP DURDUM PERİŞAN HALDE,
 
KAH SAHİLLERDE KAH CADE BOYLARINDA,
 
HAYAL KURUP SEN DİYE,

AĞAÇLARA DAĞLARA TAŞLARA SARILDIM.
 
BENDE BİR SEN VARDIN,
 
ÖLÜRCESİNE  SEVDİĞİM,

UĞRUNA ÖLÜMLERE GİDİP GELDİĞİM,
 
SEV DASINI BİR NEFES GİBİ BİLDİĞİM,
 
ÇEKME DİĞİMDE ÖLDÜĞÜM SEN, 
 
BENDE BİR SEN VARDIN,

ŞARKILARIMDA ŞİİRLERİMDE SÖYLEDİĞİM,
 
RESİM LERİNDE ÇİZİP ÇİZİP ÖPTÜĞÜM,
 
BENDE BİR SEN VARDIN, 
 
CANIM CİĞERİM DEDİĞİM,

CANIM DERKEN CANIMI VERDİĞİM,
 
BİR SEN VARDIN YAAA,
 
DELİ BİR YÜREKLE  SEVDİĞİM SEN,
 
HANİ SENDE BİR BEN VARDIM,
 
BİR TEK BEN VARDIM,

HANİ HEP BEN OLACAKTIM NE OLDU ??
 
YOKSA ÖLDÜRDÜNMÜ İÇİNDEKİ BENİ.
 
YOKSA GÖÇÜP GİTTİNMİ BU DÜNYADAN ANSIZIN.
 
HANİ ÖLÜMÜNE SEVMİŞTİK BİZ BİR BİRİMİZİ.

HANİ BİR SÖZÜMÜZ VARDI.
 
HANİ BİZİ ÖLÜM BİLE AYIRAMAZDI.
 
HANİ BİRLİK TEYKEN HEP YAŞAR,
 
AYRI KALDIĞIMIZDA ÖLÜR,
 
HANİ ÖLDÜĞÜMÜZDE DE BİR BİRİMİZİNDİK ??

HATIRLARMISIN BİR ŞARKIMIZ VARDI,
 
HER HARFİNDE SEVİYORUM DEDİĞİMİZ,
 
UNUTMAYI UNUTMAK İÇİN  BİLDİĞİMİZ,
 
BİZİ İLK BULUŞTURAN O ŞARKI,
 
BEN HALA O ŞARKIYI DİNLİYORUM,

VE YİNEDE SENİ SEVİYOR,
 
SENİ BEKLİYORUM..
 
SENDE DİNLİYORMUSUN O ŞARKIYI ??
 
BİR GÜN KAVUŞURUZ DİYE,
 
UMUT KIRINTILARIYLA,

DİRENİ YORMUSUN YAŞAMAA ??
 
HANİ SANA OLAN SEVDAMI,
 
DAĞLARA ÇİZECEKTİM ÇİZECEKTİMDE,
 
SEVDAMDAN BÜYÜK DAĞ BULAMAMIŞTIM,
 
ŞİMDİ O SEVDAMDAN KÜÇÜK DAĞLARA,

HAYKIRSAM DUYARMISIN SESİMİ??
 
DUYUPDA GELİRMİSİN BANA ?? 
 
YENİDEN YAŞARMISIN GÖZLERİMDE ??
 
YAŞATIRMISIN  GÖNLÜNDE ??

HANİ BULUŞTUĞUMUZ PARK VARDIYA ??
 
HEP ÜÇÜNCÜ MASADA OTURURDUK,
 
MASANIN ÜZERİNE SEVGİMİZİ ANLATAN,
 
SÖZLERLE DOLDURURDUK.
 
ŞİMDİ BENSİZ GİDİYORMUSUN O PARKA ??
 
O MASAYI BOŞ GÖRÜNCE O GÜZEL GÜNLERİ HATIRLIYORMUSUN ??

YERDEKİ YAPRAKLARI ISLATIYORMUSUN GÖZYAŞLARINLA ??
 
AĞLIYORMUSUN  SENDE BENİM GİBİ.
 
ARTIK YIKILDI BÜTÜN DÜNYAM.
 
DÜŞTÜM  ÖLÜMÜN PENÇESİNE.
 
YARI BAYGIN GÖZLERLE KAPILARI GÖZLÜYORUM.

ARTIK NEFESİM DARALDI KALEMİMDE TÜKENDİ,
 
GÖÇÜYORUM BU DÜNYADAN.
 
BUĞULU GÖZLERİNE SON DEFA BAKMADAN.
 
ELLERİNİ SON DEFA TUTMADAN,
 
GÖÇÜYORUM BU DÜNYADAN.
 
BUĞULU GÖZLERİNE SON DEFA BAKMADAN.
 
ELLERİNİ SON DEFA TUTMADAN,
 
GÖÇÜYORUM BU DÜNYADAN.
 
AMA UNUT MAKİ  MAHŞERDE DE  SEVERİM  SENİ.
 
ÇÜNKİ.

BENDE   AZRAİLİN  BİLE  ALAMAYACAĞI  BİR  SEN  VARSIN....

 .B.İ.R.
 
           .T.E.K.
 
                .S.E.N.
 
                    .V.A.R.
 
                        .S.IN.
 
 
                  .S.E.V.D.İ.Ğ.İ.M.

 

Konuşulan konu Seni Seviyorum Aşkım

 

Alıntı

Seni Seviyorum Aşkım

Senden önce ne yapardım ben,bunu hatırlamaya çalışıyorum. Hatırlamaya çalıştıkça da kocaman bir boşluğun içine yuvarlanmış gibi oluyorum. Senden önce ne yapardım ben?

Niye düşündükçe herşey boş ve anlamsız?Şaşırıyorum çünkü bir insanın hayatını bir başka insan nasıl bu kadar değiştirebilir ki?Sen olmadan önce anlamsız mıydı hayatım? Değildi elbette. Belki hayatıma seninle birlikte yüklenen anlam, daha önce yaşanan herşeyi silip süpürdü... Ne dersin ?

Doymak bilmeyen bebeklerin annesini gözlemesi gibi gözlüyorum bende seni. Sürekli senden gelecek bir haberi bekler durumdayım. Zamanı seninle nasıl geçireceğimi hayal eder durumdayım.

Ne yaptın bana bilmiyorum. Aşksa aşk, sevdaysa sevda. Daha önce de yaşadım en koyu aşkları.. Ama bu başka bir şey. Hani aşktanda üstün diyeceğim, bir türk filminin kavuşamayan iki kahramanı gibi olacak. Bu da değil.

Senden önce nasıl mutlu olurdum ben?Neler sevindirirdi beni? Yine aynı kitapları okurdum, yine aynı müzikleri dinlerdim. Ama senden sonra sanki hayatımda ilk kez müzik dinliyormuşum gibi geliyor. İlk kez bir kitabı elimden bırakmadan her satırını beynime kazıyarak okuyorum...

Ansızın hayatıma girdiğin o andan öncesi yok.. Daha ne olduğunu anlayamadan birdenbire doldun içime.. Teslimdim artık sana, yüreğimle.. bedenimle.. ruhumla teslimdim. Varlığınla hayatımı değiştirmene seviniyorum; ama, senden öncesini hatırlamayan ben gidersen ne yapacağım? ya herşey tıpkı hayatıma girişin gibi yarım kalırsa? Gidersen ve ben yarım kalırsam herşey yabancı gelecek bana. Herşeyi yeniden öğreneceğim. Üstelik öğretmenim de olmayacak. Bunu yapabilir miyim bilmiyorum. Düşüncesi bile ruhumu karartıyor. Senden önce ne yapardım ben? Nasıl mutlu olurdum?Ya gidersen? Nasıl yaşarım ben senden sonra?Söylesene sevgili... ne yaptın bana?....Senı tanıdığım andan itibaren hayatım nasılda gökkuşağına benzedi bir bilsen gülün renginide senden öğrendım üzüntünün matemini de ama en güzelini yine bana sen öğrettin yaşamanın güzelliğini kısaca seninle varolan herşey çok güzel bunu anladım SENİ SEVİYORUM AŞKIM...



Konuşulan konu :(:(:(:(:(:((:(KALBİM ELLERİNDE :(:(:(:(:(:(:(:(:((:(::

 

Alıntı

:(:(:(:(:(:((:(KALBİM ELLERİNDE :(:(:(:(:(:(:(:(:((:(::
Sadece ben seni sevdim dinle beni bebegim..
Solmayan çiçeğim dikkat et yüregime..
Bak hadi gözlerime senin ismin yazılı bu gönlümde..
Senden başkasi girebilirmi bu kalbime?..
Kurşun gibi vurmuştun beni sözlerinle..
Şimdi yanıyorum yine kalbim ellerinde..

Tek sen vardın benim hayallerimde..
Senden eser kalmadı yine kadehimde..
Meyhanede içiyorum yine..
Sorular sordum aynada kendime..
Nefret ettim ne geçti elime..
İsyandan belli bu lanet kaderime..

Senin gelmeni bekledim senelerce..
Tatli gülüşün gözlerimin önünde..
Senin resmini çizdim kalbime..
Sen güllere özenme..
Güller sana özensin..
Üzme tatlı canını..
Sen güllerdende güzelsin..
Senin kadar özgür..
Özgürlük kadar özelsin..

Sensiz olmuyor bebeğim..
Sensiz çekilmez bu derdin..
Sensiz olmuyor birtanem..
Sen güllere özenme..
Güller sana özensin..
Sensizim birtanem..

Avuçlarımı açtım bir duayla..
Allah'ım yardım et bana..
İnşallah kavuşurum ben ona..
Ümitlerim tükeniyor birtanem burada..
Bir gülüşün bana yeterli bunu sakın unutma..
Keşke ulaşabilsem sana..
Seven insan gelir yanıma..
Seni sevdim hayatım boyunca..
Ömrümü seninle geçireceğim..
Sen benim yaşama sebebimsin..
Öyle özelsin benim için..
Gülüm sensiz ben ne yaparım ederim..
Sen benim için o kadar değerlisin...
Seni ben ölümüne sevdim..
Hep yollarını gözledim dert etmedim..
Hani nerdesin?..
Gönlümü verdim sana verdim..
Sen varya sen beni kendine aşık ettin..
Sensiz yaşamakmı?.. Hayır hiç düşünmedim..
Sen varya sen bütün hayatımı tersine çevirdin..
Seni sevdikten sonra hayatın anlamını anladım..
Karanlık belalı dünyamı aydınlattın..

Sensiz olmuyor bebeğim..
Sensiz çekilmez bu derdin..
Sensiz olmuyor birtanem..
Sen güllere özenme..
Güller sana özensin..
Sensizim birtanem..

Senin gelmeni bekledim senelerce..
Tatli gülüsün gözlerimin önünde..
Senin resmini çizdim kalbime..
Sen güllere özenme..
Güller sana özensin..
SANA!..
February 03

Konuşulan konu .

 

Alıntı

.
 

 

 

 

KAHROLSUN PKK


Dostum neler olmuş insanlığa, ne feci haldir bu böyle
Her biri insanlıktan çıkmış, dehşet saçıyorlar dünyaya
Kudurmuş köpek gibi saldırıyorlar dört bir köşeye
Kazıyalım kökünü, fırsat vermeyelim terör illetine

Bu yaratıklar insan olamazlar, hayvandan da aşağı bence
Kıyılır mı yarenler kundaktaki günahsız bebeğe
Yapmaz biri birine bu zulmü vahşi hayvanlar bile
Kazıyalım kökünü, fırsat vermeyelim terör illetine

Dayanmaz yürek böyle zalim vahşete
Aklı selim olan duyunca düşüyor dehşete
Her an bir bomba patlıyor ayrı bir köşede
Kazıyalım kökünü, fırsat vermeyelim terör illetine

Tümümüz insan olarak yaratılmışız, yoktur farkımız
Ayrı kılmaz bizi birbirimizden, ne dinimiz nede ırkımız
Terör denen, lanet olası canavara neden esiriz ki
Kazıyalım kökünü, fırsat vermeyelim terör illetine

Kadın, erkek, büyük, küçük, suçlu, suçsuz demeden
Din, milliyet ayırt etmeden, babasını dahi çekinmeden öldüren
İpleri başkasının elinde kukla misali hareket eden
Canavarın ezelim başını, kurtulalım terör illetinden

Allah aman vermesin bundan böyle zalime
Filistin’miş, Irak’mış, Osietya’ymış demeyelim bize ne
Mertçe el ele karşı koyalım terör köpeğini besleyene
Kazıyalım kökünü, fırsat vermeyelim terör illetine

Yirmilik Mehmetçiğe kurşun sıkan, niceleri yetim bırakan
Gece gündüz demeden görev başındaki polise kıyan
Dahası köy basıp katliam yapan, Madımak ’ı aleve verenden
Kurtulalım doğmamış bebeği anasının karnında katleden terör köpeğinden

Bu nasıl vicdan nasıl kıyarlar beşyüz cana
Ne derler bu vahşet yapılsa kendi yavrularına
Bugün sana yarın yapılacaktır mutlaka bana
Lanet olsun terör köpeğine el tutanlara

Sekiz yaşındaki kızını arıyor gözü yaşlı baba, bağrı yanık ana
Yürekler dayanmıyor yavrusunu kaybedenlerin feryatlarına
Büyümesine izin vermeyenlerin yanına kar kalmasın
Gün bu gündür gelin dersini verelim bizi candan ayıranlara

Gelin dostlar bir can olalım, haykıralım dünyaya
Yoktur böylesine gaddarca bir katliam hiçbir dinde
Sığar mı bu vahşet dört kitaptan hiçbirine
Kazıyalım kökünü, fırsat vermeyelim terör illetine

Kuloğlu rahmet diler tüm terör şehitlerine
İnşallah kurur kökü kalmaz dünyanın hiçbir yerinde
Hak teala soracaktır elbet hesabını kıyamet gününde
Allah’tan dileğimiz fırsat vermesin bir daha terör köpeğine.
 
 
 
 
 
 
 
 

    
 
 
 
 
 

December 23

Konuşulan konu AŞK ÖTESİ

 

Alıntı

AŞK ÖTESİ
Sevgi;
katlanmak
ilgilenmek
beslemek
cesaretle yaklaşmak
ödün
ve
özveride bulunmak
bir de paylaşmak ise eğer
ben seni sevmenin de ötesinde seviyorum o zaman…!

Aşk;
yalnızlık
sensizlik
çaresizlik
yetersizlik
acizlik
tutkuya tutsak olmak
ve
bir de acı çekmek ise eğer
ben sana aşık olmaktan da öte aşığım o zaman…!

Sevda;
çekmek
taşımak
aramak
bulamamak
ulaşamamak
ve
bir de karanlıkta gezmek ise eğer
sevdadan da öte, ben sana KARA SEVDALIYIM o zaman…! 

 

Konuşulan konu HAYDAR HAYDAR

 

Alıntı

HAYDAR HAYDAR

Ben melanet hırkasını kendim giydim eğnime
Ar u namus şişesini taşa çaldım kime ne
Ah Haydar Haydar taşa çaldım kime ne

Gah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi
Gah inerim yeryüzüne seyreder alem beni
Ah Haydar Haydar seyreder alem beni

Gah giderim medreseye hu çekerim Hak için
Gah giderim meyhaneye dem çekerim aşk için
Ah Haydar Haydar dem çekerim aşk için

Sofular haram demişler bu aşkın şarabına
Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne
Ah Haydar Haydar dem günah benim kime ne

Nesimi’ye sormuşlar yarin ile hoş musun
Hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne
Ah Haydar Haydar oyar benim kime ne

December 22

Konuşulan konu ßeşiKTa$

 

Alıntı

ßeşiKTa$

_______*BJK*BJK*________*BJK*BJK* _______
_____*BJK*___*BJK*____* BJK*___*BJK* ______
___*BJK*______*BJK*_*BJK* _______*BJK *____
__*BJK*__________*BJK*___ _______*BJK*___
__*BJK*__________________ ______*BJK* ___
   ___*BJK *_*_ *_Be$!kTa$ _* _*_*BJK*____
____*BJK*_________ __________ *BJK*_____
______*BJK*_________ _______*BJK *_______
________*BJK*________ ____*BJK*__ _______
__________*BJK*_______ _*BJK*_____ ______
____________*BJK*____*BJK*________ _____
______________*BJK**BJK*_ __________ ____
________________*BJK* ________________

Konuşulan konu (L)

 

Alıntı

(L)

Kırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalp

 

Kırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalpKırmızı kalp

December 21

Konuşulan konu vatan

 

Alıntı

vatan
   
 
TERÖRÜ LANETLE
KINIYORUZ
 
REHBER KURAN
HEDEF TURAN 
 
Vatan namustur, Vatan sereftir,
Vatan korunacak tek hedeftir.

Vatan sevdadir, Vatan asktir,
Vatan için fedakarlik bir baskadir.

Vatan candir, Vatan kandir,
Vatana sahip çikmak imandandir



Ezan dinmez Bayrak İnmez VATAN Bölünmez
Şehitler Ölmez VATAN Bölünmez
av18414bu1y1p-98qIQdE95WSfO5UoNMJtC62qbIh4Y6qqDk_Rz59vt3o-b6oNH7942N6tbXddY6MbI0fCri9ydgav18414bu1
 
 

,

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

 

 

 

 

 

   

 

,

 

 

 

 

 

 

   

 

 

Konuşulan konu SEVGİLİYE.....

 

Alıntı

SEVGİLİYE.....
 Hüzünlüydü satırların uykusuzum bu gece üzülme, çok içmiyorum birkaç eski şarkı dinledim biraz da ağladım hasretine korkma, sensiz nefes alıyorum arkadaşlarla yedim akşam yemeğini merak etme sen, aç kalmıyorum çok zaman üşeniyor da yokluğunda iki simit alıyor ve ikisini ikimizce iştahsız da olsa yiyorum.
Bilemezsin, ne oldu dün akşam not kağıtlarına yazmışım ismini aralıksız, farkında olmadan ve almış hepsini, koymuş cebime seni taşımışım soğuk koğuşuma o isimlerde baktım güzel yüzüne dün akşam seninle yaşadım.
Hava sıcak burada, hava rüzgarsız bir ara yağmur çiseledi ama apansız bakma, akşam serinliği çökünce birden biraz üşüyorum sanki seni düşünüyorum ve gün ışığı yine kamaştırıyor gözlerimi sana ısınıyorum takvimde bir gün daha karalı ve her saat seni düşünüyorum.
Aramıyorum diye deme vefasız, gücenme sormuyorsam hatırını, elim kalemde, düşlerim sende öyle zor ki hasre-tine sözcükler bulmak iki kelime bile yazamıyorum sana öylesine hasretim, bilemezsin hata da yapıyorum görünce sevgi dolu iki sözcük duyunca umutlu kelimeler yerimde duramıyorum sonra diz çöküyor önünde yalvarıyor Allah’a yalvarmadığım gibi affına sığınıyorum.
Belki serseriyim, duygusuz değil seni, sana hissettirmeden yaşıyorum ne ihanet bu sana, ne de kaçışım uzaklaşamıyorum aşkının gölgesinden senden bir an kopamıyorum bil ki şu an canlandı göz yaşlarım küçük çocuklar gibi, burnumu çekiyorum kirpiklerim nemli sensiz, yüzümde yapmacık gülücükler ben gerçekte yaşamıyorum ....odam pırıl pırıl, odam tertemiz bense bir mum yaktım masamda bir yandan yazıyor sana görmüyorum etrafımı neredeyim bilmiyorum öte yandan hayal edip gözlerini yokluğuna ağıtlar yakıyorum çok düşündüm ölümün adını cennet var olmalı avuçlarında cehennem yokluğun olmalı yanında ölmek istiyorum bu ne rica, ne de yalvarış Allah’a dualar gönderiyorum.

İşte bu çalan bizim şarkımız duymuyorsun sen, ben biliyorum özgürüm, ağlıyorum hesap vermeden deliyim, bir kez daha haykırıyorum ne düşündüğünü boş ver, kabullen artık sevgi sözlüğünde ilk mesajım, ben, seni çok seviyorum mutluluğu hak etmiyor bu yürek istemeden gönlünü incitiyorum sen, okyanuslarca su bekliyorsun duygularına ben, bir damla gözyaşı oluyorum kim söyler aksini, sen söyler misin be-nimle gider misin sonsuza gülmeyi hak etmiyorum.

Parke taşlı yollarda ömrüm seke seke gidiyorum titriyorum, korkuyorum, sensiz zamanda gel de pusulam ol sisli yollarda elimden tutmazsan bocalıyorum ben sana muhtacım, ben sensiz solgun yalnız suskunum ben, sen yokken durgun umutsuzluğumda boğuluyorum iki satır beklentim, bir mutlu haber bekliyor senden görünmez bir tebessüm tamamen gidişinden çok korkuyorum merak etme sen, böyle değil her gecem bazen uykumu alıyorum cesaretim yoktu sana itirafa kim bilir, korktum öfkenden aptalca.

Şimdi... düşlerimde geçiyor boşluk seninle uyumaya çalışıyorum fena değil günlerim, sakın düşünme bir tek problemim, belki yanılgım aklıma seni takıyorum arkadaşım çiçekçi benim, ziyaretinde bazen imrenerek bakıyor beyaz güllere hepsini sana göndermek istiyorum. 
ve rüzgarda saçlarında hissetmen için ellerimle getiriyorum çamlı tepelerin sisli zirvelerinden aşarak.

Dostlara söyleyemedim ismini kutsal sırlar gibi, içimde saklıyorum nadir açan çiçekler gibisin ömrümde solmandan korkuyorum ve bir zaman üzerim diye seni kendimden sakınıyorum yoksan ben de yokum diyerek hayatımı yokluğundan esirgeyerek mektubumu bitiriyorum.

Sanmıyordum sensiz nasıl nefes alırım, kabuslarım yaşanır mı, bilemiyorum selam edip kalan tüm umutlarına son söz edip sevdamı satırlara, ben senden geçemiyorum ...
 
Seni Seviyorum
 
(Alıntı)

dıkkat edın

 

Alıntı

http://kiremitkoyun1993.spaces.live.com/blog/cns!2340F1E8CCD473E8!267.entry

 

kiremitkoyun1993.spaces.live.com

 

 

 

TÜRKİYE MEHMETCİĞE

 

MEHMETCİK TÜRK MİLLETİNE EMANETTİR

 

RUHLARINIZ ŞAD OLSUN

 


 

 

 

ŞEHİT;KÜNYESİ KIRILANDIR,VATAN İÇİN CAN VEREN,VATAN

İÇİN VURULANDIR.


ŞEHİT;
ELBİSESİ ATEŞTEN ,AK KUNDAK GİBİ KARA

TOPRAĞA SARILANDIR
.

Yiğit Harbiyeliler! Öğrenin dersinizi

Kahraman göz kırpmadan düşmana saldırandır.

Türk tarihi” denen kahramanlık şiirini
Yeniden yazmak için harcayacağın kandır.


  MİNİK BİR YÜREKTEN BABAYA MEKTUP

Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba...Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ''oooyyy ciğerim yanıyor'' diyordu.

İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?

Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın.

Ölmediysen nerdesin baba?

Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.''Kutsal sevdam bayrağım'' derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba.Peki neden anlamıyorum hala.

Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?

Çok karıştı aklım baba.Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ''benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için'' derdi ya...O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim.Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.

O da sen yoksun yanımda.

Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?

Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?

Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor,sızlıyor,sanki kopacakmış gibi oluyor.Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor.Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.

Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?

Gel de anlat bana.Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..

Menşure Şahin


kiremitkoyun1993.spaces.live.com  

 

Olur ya bir çatışmada ölürsem,
Arkamdan yas tutmayın.
Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım.
Bedenimden komandomu çıkarmayın,
Onlar benim kefenim olacak.
Başımdan mavi beremi çıkarmayın,
O benim şanım, şerefim, olacak.
Ayağımdan botlarımı çıkarmayın,
Onlar nice yollar aşacak.
Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek.
Elimden tüfeğimi almayın,
O benim mezarıma sembol olacak.
Yaramın kanını silmeyin,
Ahiret'te hesabı sorulacak.
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın,
O benim madalyam olacak.

 

 Şehit Jandarma Komando Onbaşı Zekeriya GÜLYAMAN

 


December 15

Konuşulan konu AŞK METRE

 

Alıntı

AŞK METRE
 
   
 

Konuşulan konu NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

Alıntı

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

gulsahhh
 
 
>>>NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE<<<

 

Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm. Gururdur, namustur bayrak ve sancak, Aksa da kanım korkma; haini güldürmem!

bayrak4gtza9

BU VATAN KİMİN???

Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıra da
ğlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun u
ğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...

Tutu
şup: kül olan ocaklarından,
Şahlanıp: köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ı
şıklar vuranlarındır...

Ardına bakmadan yollara dü
şen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup ko
şan,
Cepheden cepheyi soranlarındır...

İleri atılıp sellercesine,
ğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir...

Tarihin dilinden dü
şmez bu destan:
Nehirler gazidir, da
ğlar kahraman,
Her ta
şı bir yakut olan bu vatan,
Can verme sırrına erenlerindir...

Gökyay'ım ne yazsan ziyade deil,
Bu sevgi bir kuru ifade de
ğil,
Sencileyin hasmı rüyada de
ğil,
Topun namlısında görenlerindir...

 

DİNLERKEN TÜYLERİNİZ DİKEN DİKEN OLACAK "ZAPSU ŞİİRİ"

             

 

 

BİR ŞEHİDİN SON MEKTUBU

 

Sevgili kardeşim,
Bu gece rüyamda beni vurmu
şlardı,
Cenneti gördüm, cenneti gördüm.
Arkamdan a
ğlıyordunuz, TÜRKİYE ağlıyordu.
Babam Vatan sa
ğ olsun, diyordu;
Anam karalar ba
ğlıyordu...
Komutanım ay yıldızlı baya
ğı vermişti elime,
Yürü aslanım diyordu.
Cennet kapıları aralanmı
ştı,
Ben gülüyordum.
Ben gülüyordum.
Ölüm gülerek kar
şılanır mı?
Ben kar
şılıyordum.

Ah karde
şim, ahh,
Beni kimler vuruyordu; biliyor musun?
Bu ülkenin ekme
ğini yemiş,
Havasını solumu
ş,
Aynı okulu, aynı sırayı payla
şğımız,
Ekme
ği ortadan bölüp verdiğimiz,
Beyni yıkanmı
ş, Vatan haini
Üç be
ş çapulcu..
Benim zoruma bu gidiyordu;
Benim zoruma bu gidiyordu...
Kabullenemiyordum bir türlü,
Aklım almıyordu.
Aklım almıyordu...
Onları bu hallere dü
şürenlere naletler okuyordum!!!!
Naletler okuyordum!!!!


Gazeteler man
şetten vermiş şahadetimi,
Sen teröre naletler ya
ğdırıyordun,
Gizleyememi
ştin gözyaşlarını,
Sen a
ğlıyordun,TÜRKİYE ağlıyordu.
Ben a
ğlamayın diyordum;

Bu vatanı sevin,
Bu vatana sahip çıkın
Bu vatana binlerce can feda,
Binlerce can feda....

 

gulsahhh


Konuşulan konu ..................

 

Alıntı

..................

    Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

 

A§KIM CANIM HER§EYIM 

 

......Ne dil yeter seni anlatmaya,
Ne göz kıyar sana bakmaya,
Ne ellerim dayanır sana dokunmaya,
Ne kollarım uzanır seni sarmaya
Hiç ömür yeter mi?
Bir sen daha bulmaya bitanesi...

Bir nasihat: Kendine dikkat et.
Bir rica: Sakın de
ğisme!
Bir Dilek : Beni unutma.
Bir Yalan : Seni hiç sevmiyorum.
Bir Gercek : Seni çok özlüyorum.

Gecenin karanlı
ğında, güneşin ışığında,
Suyun damlasında, selin co
şkusunda
Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma ... 

 

Konuşulan konu Bekle Beni ...

 

  • Bekle Beni ...
    Olurda ecele âşık olursam senin yerine
    Darılma sakın,
    Bastığın toprağı andırır gözleri
    Ölürde, meleklere sarılırsam ince belin yerine
    Kıskanma sakın,
    Taptığım kokunu andırır bedenleri

    Gelirde, bir kuş olup konarsam pencerene,
    Özleme sakın,
    Yuvamdır yalnız geçen akşamların.
    Ve bir buse bırakırsam yaralı gülüşüne,

Şaşırma sakın, Onlar, gözyaşlarının memleketinden hediye

Bırakırda geri dönersem geldiğim yerlere,
Uyanma sakın,
Tekrar gireceğim rüyalarına...